MEB Yazılı10. Sınıf › Tarih

10. Sınıf Tarih Soruları ve Çözümleri

Aşağıda 10. sınıf Tarih dersi için gerçek MEB ortak yazılı sorularının adım adım çözümleri yer alır. Toplam 14 soru. Her çözüm; soruyu anlama, plan, uygulama ve "bu tip nasıl çözülür" bölümleriyle hazırlanmıştır.

Bu yazılıyı uygulamada çöz →

Sorular ve Çözümleri

Soru 1

Tarih sorusu 1 —

Soru: 1. Osmanlı askerî teşkilâtında kendilerine toprak tahsis edilen askerî sınıfa sipahi adı verilmekteydi. Sipahiye verilen tımar hem toprağı hem de üzerindeki köylüleri kapsardı. Bu bakımdan devlet, tımarlı sipahiye başka yetkiler vererek onu taşradaki düzenden de sorumlu tutmuştu. Tımarlı sipahiler, kendilerine tahsis edilen toprağın mülkiyetine sahip olmadıkları gibi tımarı dâhilindeki köylülerin efendisi de değillerdi. Diğer yandan sipahi, kanunsuzluk eden birini tutuklama yetkisine sahipti. Sipahi, tımarının olduğu beldede ikâmet ederdi. Sefer zamanında ise toprak geliriyle beslediği askerlerle orduya katılarak askerî görevlerini yerine getirirdi. Sipahi, kanunnamelerle belirlenen vergilerin haricinde herhangi bir vergi alamazdı. Kurallara aykırı davra- nan sipahi tımarını kaybederdi. Tımarlı sipahinin toprak üzerinde bazı hakları vardı. Tımarlı sipahi, devletin toprak yasalarını uygular, boş toprakları “tapu resmi” denilen sözleşmeyle peşin para veya kira karşılığında talep eden köylünün tasarru- funa verirdi. Köylü ise toprağı sürekli işlemeyi ve zorunlu vergileri ödemeyi üstlenirdi. Ekinlik, bostan veya çayır olarak aldığı toprağın kullanımını değiştiremezdi. Köylü, toprağı üç yıl boyunca bir neden olmaksızın boş bırakırsa sipahi toprağı başkasına verebilirdi. Bu bilgilerden hareketle tımarlı sipahinin Osmanlı toprak sistemindeki rolünü açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

1) Soruyu anla: Metin, tımarlı sipahinin toprak, köylü ve devletle ilişkisini anlatıyor. …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 2

Tarih sorusu 2 —

Soru: 2. Osmanlı Devleti’nde askerî eğitim genel olarak Kapıkulu Ocağında verilirdi. Bu ocakların en alt kademesi olan Acemi Ocağına devşirme yoluyla elde edilen ve köylerdeki Türk çiftçi ailelerinin yanında en az üç, en fazla sekiz yıl kalan gençler alınırdı. Acemi Ocağı kışlasında yedi sekiz sene eğitim ve talim gören bu genç- ler; ayrıca cami, mescit, medrese, köprü, hastane inşaatlarında ve gemilerde çalışırlardı. Daha sonra da çıkma veya kapuya çıkma denilen yöntemle Yeniçeri Ocağına kabul edilirlerdi. Acemi Ocağındaki gençlerin eğitimlerinin ilk sürecinde Türk ailelerinin yanına yerleştirilmelerinin temel amacını açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

1) Soruyu anla: Metinde devşirilen gençlerin Acemi Ocağı öncesinde en az 3, en çok 8 yıl köylerdeki Türk çiftçi ailelerinin yanına verildiği söyleniyor. …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 3

Tarih sorusu 3 —

Soru: 3. Osmanlı Devleti’nde toplum iki ana grup altında ele alınabilir. Bunlardan birincisi “askerî sınıf” adı altında toplanan ve görevlerinden dolayı vergilerden muaf olan kısımdır. Askerî sınıfa tımardan, hazineden veya va- kıflardan hizmetleri karşılığında gelir ayrılırdı. Osmanlı Devleti’nde askerîler; padişahın kendilerine idari, as- kerî, adli ve dinî yetki tanıdığı devlet görevlilerinden oluşurdu. Reaya ise şehirliler, köylüler ve konargöçer- lerden oluşan; el zanaatı, ticaret, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vergi mükellefi gruptur. Reaya, şeri hukuk esasına göre Müslim ve gayrimüslimlerden oluşurdu. Müslüman reaya, “raiyyet rüsumu” denilen “çift”, “bennâk” ve “resm-i mücerred” vergilerini öderken gayrimüslim reaya ise “cizye”, “haraç” ve “ispençe” denilen vergi öderlerdi. Bu vergilerin dışında reaya, olağanüstü bir durum karşısında devletin yüklediği “ava- rız” vergisini de ödemekle mükellefti. Bu bilgilerden hareketle askerî sınıf (yönetenler) ile reayayı (yönetilenler) karşılaştırınız.

Çözüm (önizleme)

1) Soruyu anla: Metin, Osmanlı toplumunu 'askerî (yönetenler)' ve 'reaya (yönetilenler)' diye ikiye ayırıp özelliklerini veriyor. …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 4

Tarih sorusu 4 —

Soru: 4. Fetih öncesi İstanbul halkının dinî ve etnik açıdan özelliklerini açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

1) Soruyu anla: Soru bilgi-hatırlatma türü: 1453 fethinden ÖNCE İstanbul (Konstantinopolis) halkının dinî ve etnik özellikleri nelerdi? …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 5

Tarih sorusu 5 —

Soru: 6. Osmanlı-Memlûk ilişkileri I. Bayezid (Yıldırım) Dönemi’nde dostane bir şekilde başlamıştır. Memlûk Devleti, Abbasi halifesinin koruyuculuğunu üstlendiğinden İslam dünyasında lider bir konuma sahipti. Osmanlı Devleti’nin gaza ve cihat hareketleri ile sınırlarını batı yönünde genişletmesi İslam dünyasında Osmanlı Devleti’ne olan sevgi ve saygıyı artırmıştır. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi İslam dünyasında Osmanlı Devleti’nin saygınlığını daha da artırmıştır. Bu durum Memlûk Devleti’nin XV. yüzyılın ikinci yarı- sından itibaren Osmanlı Devleti’ni İslam dünyasında kendisine rakip olarak görmeye başlamasına neden olmuştur. Fatih’in Hicaz su yollarının tamirini üstlenmek için Memlûklere gönderdiği elçilik heyetine Memlûk Sultanı’nın kötü davranması iki devlet arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebep olmuştur. Daha sonra Memlûk Devleti’nin, Karamanoğulları ve Dulkadiroğluları Beyliği ile Osmanlı Devleti aleyhinde ittifaklar kur- ması ilişkileri iyice bozmuştur. II. Bayezid Dönemi’nde Memlûklerin Çukurova’da hâkimiyet kurma çabası ve II. Bayezid ile taht mücadelesine girişen Cem Sultan’ı himaye etmesi, Osmanlı Devleti ile Memlûkler arasın- da savaşa neden olmuştur. Bu bilgilerden hareketle Osmanlı-Memlûk ilişkilerinin rekabete dönüşme nedenini yazınız.

Çözüm (önizleme)

1) Soruyu anla: Metin, dostane başlayan Osmanlı-Memlûk ilişkilerinin XV. …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 6

Tarih sorusu 6 —

Soru: 1. Tımar sisteminin ana unsurları tımarlı sipahi, köylü ve topraktır. Osmanlı askerî teşkilâtında kendilerine top- rak tahsis edilen askerî sınıfa sipahi adı verilmekteydi. Sipahiye verilen tımar hem toprağı hem de üzerinde- ki köylüleri kapsardı. Bu bakımdan devlet, tımarlı sipahiye başka yetkiler vererek onu taşradaki düzenden de sorumlu tutmuştu. Tımarlı sipahiler, kendilerine tahsis edilen toprağın mülkiyetine sahip olmadıkları gibi tımarı dâhilindeki köylülerin efendisi de değillerdi. Diğer yandan sipahi, kanunsuzluk eden birini tutuklama yetkisine sahipti. Sipahi, tımarının olduğu beldede ikâmet ederdi. Sefer zamanında ise toprak geliriyle bes- lediği askerlerle orduya katılarak askerî görevlerini yerine getirirdi. Sipahi, kanunnamelerle belirlenen vergi- lerin haricinde herhangi bir vergi alamazdı. Kurallara aykırı davranan sipahi tımarını kaybederdi. Bu bilgilerden hareketle tımar sisteminin taşrada yaşayan köylüye sağladığı yararları yazınız.

Çözüm (önizleme)

Anla: Görseldeki metnin altındaki asıl soru: 'Bu bilgilerden hareketle tımar sisteminin taşrada yaşayan köylüye sağladığı yararları yazınız.' Yani sistemin KÖYL …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 7

Tarih sorusu 7 —

Soru: 2. Osmanlı Devleti ile İspanya’nın Akdeniz üzerinde mücadeleye girişmesinde neler etkili olmuştur? Açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

Anla: Osmanlı Devleti ile İspanya'nın Akdeniz'de mücadeleye girişmesinde etkili olan sebepler açıklanacak. …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 8

Tarih sorusu 8 —

Soru: 5. Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde inşa edilen Topkapı Sarayı, kısa sürede Osmanlı Devleti’nin en önemli mekânı hâline geldi. Öyle ki padişahın tahta çıkışında yapılan cülus törenleri, bayramlaşma törenleri burada yapıldı. Devletin en önemli kurumları (Divanıhümayun gibi) burada toplandı. Çeşitli ülkelerden gelen elçiler burada kabul edildi. Yine reayanın çoğu, sorunlarını çözmek için Topkapı Sarayı’na geldi. Bu yüzden de Topkapı Sarayı etrafında birçok cami, han, çarşı, medrese, tercüme büroları, park, bahçe gibi tesisler inşa edilerek şehir kültürü bu bölgede hızla gelişti. Topkapı Sarayı’nın üç ana bölümünden biri olan enderun (iç saray) saray görevlileri ve devlet idarecilerinin yetiştirildiği yerdi. Enderun’da verilen eğitim, başta iyilik ve doğruluk ilkelerine dayanırdı. Bunun dışında öğrenciler dinî, ilmî ve siyasi eğitim yanında saray protokollerini öğrenir, daha sonra devlet kademelerinde görev alırlardı. Dolayısıyla Enderun, devletin idari elemanlarının yetiştirildiği bir okul niteliğindeydi. Enderun mektebinden yetişenler başta padişahın hizmetkârı olmak üzere devletin birçok kademesinde görev yapar- lardı. Bunlar arasında veziriazamlığa kadar yükselenler olurdu. Bu bilgilerden hareketle Topkapı Sarayı Osmanlı Devlet yönetiminde nasıl bir rol oynamıştır? Açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

Anla: Görselin altındaki asıl soru: 'Bu bilgilerden hareketle Topkapı Sarayı Osmanlı Devlet yönetiminde nasıl bir rol oynamıştır? …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 9

Tarih sorusu 9 —

Soru: 6. Müsadere Sistemi Osmanlı Devleti’nde müsadare sistemine son şeklini Fatih Sultan Mehmet vermiştir. Eski bir Türk geleneği olan müsadere, el koymak anlamında kullanılıyordu. Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde ise devlet ma- lını zimmetine geçirenlere ve isyancılara yönelik bir uygulama idi. Fatih Dönemi’nden itibaren müsadere sisteminin kapsamı genişletildi. Yüksek derecede görev yapanların ölümleri hâlinde mallarına el konularak bunların hazineye intikal ettirilmesi sağlandı. Osmanlı tarihinde ilk kez 1453 yılında Veziriazam Çandarlı Halil’in malları müsadere edildi. Bu şekilde kişisel mal, mülk ve servetin veraset yoluyla belirli bir ailenin elinde toplanmasına imkân tanınmadı. Buna göre Fatih Sultan Mehmet’in müsadere sistemini uygulamasındaki amaçlar neler olabilir? Açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

Anla: Görselin altındaki asıl soru: 'Buna göre Fatih Sultan Mehmet'in müsadere sistemini uygulamasındaki amaçlar neler olabilir? …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 10

Tarih sorusu 10 —

Soru: 3. XIII. yüzyıl sonlarında konargöçer bir Türkmen boyu olarak tarih sahnesine çıkan Osmanlılar, erken dö- nemlerden itibaren şehre ve şehirleşmeye önem vermiştir. Osmanlı Devleti’nde erken dönemlerden itibaren mevcut şehirler geliştirilmiştir. Osmanlıların erken dönemde yerleşim alanlarını kale ve çevresine yaydığı, kalenin savunmasına ihtiyaç duyulmayacak şekilde açık şehir konumuna dönüştürdüğü söylenebilir. Yine bu dönemlerde şehirlerin büyümesinde iskân politikası etkili olmuş, imar edilen şehirlere farklı bölgelerden Türkmen aşiretleri getirilerek yerleştirilmiştir. Bu durum şehirlerin nüfus yapısını da değiştirmiştir. Kasaba ve köyler şehre dönüştürülürken veya yeni bir şehir kurulurken padişah, padişah çocukları ve eşleri ile devlet adamları adına vakıflar kurulur; vakıf için ihtiyaç duyulan dinî, sosyal ve ticari hizmet binaları inşa edilirdi. Bu yöntem birçok kasaba ve köyün değişim, dönüşüm ve kuruluşunda kullanılmıştır. Anadolu ve Balkanlardaki bazı şehir merkezleri tarihî, kültürel ve coğrafi bakımdan farklılıklar göstermesine rağmen genellikle imaret, bedesten, kervansaray, pazar yeri, ulu cami gibi toplumsal, ticari ve dinî tesis- ler etrafında şekillenmiştir. İmaret, bedesten ve kervansaray gibi tesisler daha ziyade ticari ve ekonomik bakımdan gelişmiş, ana yol üzerindeki şehirlerde kurulmuştur. Osmanlı şehirleri genelde iki ana kısımdan meydana gelmiştir. Bunlardan biri şehrin ticari faaliyetlerinin gerçekleştirildiği alanlar, diğeri ise şehir halkı- nın genelde ibadethaneler etrafında gelişen ikamet yerleri olan mahallelerdir. Bu bilgilerden hareketle şehirleşme sürecinin Osmanlı Devleti’ndeki sosyal yaşama etkilerini açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

1) Soruyu anla: Metin, konargöçer bir boy olan Osmanlıların erken dönemden itibaren şehirleşmeye önem verdiğini, iskân politikasıyla Türkmen aşiretlerini yeni i …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 11

Tarih sorusu 11 —

Soru: 4. Fatih’in İstanbul halkına verdiği özgürlükleri duyan papanın, Osmanlı Devleti’nin esas zaferi şimdi kazandığını söylemesi nasıl yorumlanabilir? Açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

1) Soruyu anla: Fatih İstanbul halkına din, can, mal ve inanç özgürlüğü tanımıştır. …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 12

Tarih sorusu 12 —

Soru: 1. Osmanlı Devleti’nde toplum iki ana grup altında ele alınabilir. Bunlardan birincisi “askerî sınıf” adı altında toplanan ve görevlerinden dolayı vergilerden muaf olan kısımdır. Askerî sınıfa tımardan, hazineden veya vakıflardan hizmetleri karşılığında gelir ayrılırdı. Osmanlı Devleti’nde askerîler; padişahın kendilerine idari, askerî, adli ve dinî yetki tanıdığı devlet görevlilerinden oluşurdu. “Reaya” ise şehirliler, köylüler ve konargö- çerlerden oluşan; el zanaatı, ticaret, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vergi mükellefi gruptu. Reaya, şeri hukuk esasına göre Müslim ve gayrimüslimlerden oluşurdu. Müslüman reaya, “raiyyet rüsumu” denilen “çift”, “bennâk” ve “resm-i mücerred” vergilerini öderken gayrimüslim reaya ise “cizye”, “haraç” ve “ispençe” denilen vergileri öderdi. Bu vergilerin dışında reaya, olağanüstü bir durum karşısında devletin yüklediği “avarız” vergisini de ödemekle mükellefti. Bu bilgilerden hareketle askerî sınıf (yönetenler) ile reayayı (yönetilenler) karşılaştırınız.

Çözüm (önizleme)

Anla: Görselin altındaki asıl soru: 'Bu bilgilerden hareketle askerî sınıf (yönetenler) ile reayayı (yönetilenler) karşılaştırınız.' İki toplumsal grubu benzerl …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 13

Tarih sorusu 13 —

Soru: 4. Osmanlı-Safevi Münasebetleri Safeviler’in Osmanlı Devleti ile olan münasebetleri II. Bayezid Dönemi’nde başlamıştır. Safevi Devleti’nin kurucusu Şah İsmail, güvenebileceği güçlü bir ordu kurmak istiyordu. Bunun da ancak Anadolu’daki Türkmenlerle olabileceğine inanıyordu. Anadolu’da yaptığı çalışmalar neticesinde Osmanlı topraklarından Safevilere doğru bir göç başlamıştır. II. Bayezid bu göçü önlemeye çalışmıştır. Şah İsmail tüm Horasan’ı ele geçirmiştir. İyice güçlenen Şah İsmail, kendisine rakip olarak Osmanlı Devleti’ni görmeye başlamıştır. Osmanlı Devleti, Sünni İslam’ı benimserken Safeviler Şiiliği benimsemiştir. İki devlet arasında bu ayrılığın yanında bölgede güç sahibi olma yarışı da bulunmaktadır. Safeviler, Şiilik propagandası ile Anadolu’da ta- raftar toplamış ve bu taraftarları, Osmanlı Devleti’ne isyan etmeleri için kışkırtmıştır. Bu durum Yavuz Sultan Selim Dönemi’nde Osmanlı-Safevi savaşlarının başlamasına neden olmuştur. Yavuz Sultan Selim, Safevilerin Anadolu’da yaptığı Şiilik propagandasına karşı birtakım tedbirler almıştır. Avrupa devletleri ile antlaşmalarını yenilediği gibi doğusundaki Müslüman devletlerin desteğini almaya çalışmıştır ayrıca ekonomik tedbirler de almıştır. Anadolu’dan Safevi Devleti’ne doğru giden tüccarlar sıkı denetim altına alınmıştır. İki devlet arasındaki savaşlar Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde de devam etmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın düzenlediği seferlerde başarılı olunmasına rağmen İran coğrafyasının zor şartları nedeniyle Safevi Devleti’ne son verilememiştir. İran ile 1555 yılında başlayan barış hâli, iki devlet arasında 1578 yılın- da başlayan savaş ile sona ermiştir. 1578’de başlayan savaş, 1590 yılına kadar devam etmiştir. XVI. yüzyıl- daki Osmanlı-Safevi savaşları 1590 yılında imzalanan Ferhat Paşa Antlaşması ile sona ermiştir. Metindeki bilgilere göre Osmanlı-Safevi münasebetlerinde belirleyici olan unsurlar nelerdir? Açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

Anla: Görselin altındaki asıl soru: 'Metindeki bilgilere göre Osmanlı-Safevi münasebetlerinde belirleyici olan unsurlar nelerdir? …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Soru 14

Tarih sorusu 14 —

Soru: 5. Müsadere Sistemi Osmanlı Devleti’nde müsadare sistemine son şeklini Fatih Sultan Mehmet vermiştir. Eski bir Türk geleneği olan müsadere, el koymak anlamında kullanılıyordu. Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde ise devlet ma- lını zimmetine geçirenlere ve isyancılara yönelik bir uygulama idi. Fatih Dönemi’nden itibaren müsadere sisteminin kapsamı genişletildi. Yüksek derecede görev yapanların ölümleri hâlinde mallarına el konularak bunların hazineye intikal ettirilmesi sağlandı. Osmanlı tarihinde ilk kez 1453 yılında Veziriazam Çandarlı Halil’in malları müsadere edildi. Bu şekilde kişisel mal, mülk ve servetin veraset yoluyla belirli bir ailenin elinde toplanmasına imkân tanınmadı. Buna göre Fatih Sultan Mehmet’in müsadere sistemini uygulamasındaki amaçlar neler olabilir? Açıklayınız.

Çözüm (önizleme)

Anla: Görselin altındaki asıl soru: 'Buna göre Fatih Sultan Mehmet'in müsadere sistemini uygulamasındaki amaçlar neler olabilir? …

🔒 Adım adım tam çözüm + yöntem + kısayol uygulamada — Gerçek MEB sorusunu çözümüyle aç

Tüm sınıf ve dersler → MEB Yazılı